More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Leone - Ortaya KarışıkPhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

    August 14

    DİPLOMASİ

    Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar,çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken birde bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. "Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmışyerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöneçevirerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketikestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; "Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mi?" Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındakiağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. "Tam zamanında kurtardımyoksa bu köpeğe yem olacaktım" diye düşünmüş leopar.
    Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparın yanına giderek nelerolduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş vemaymuna: "Atla sırtıma, gidip sunu yakalayalım" demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisineyaklaştığını fark etmiş. "Şimdi ne yapacağım" diye düşünürken kaçmayateşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendikendine konuşmuş; "Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarim saat önce birleopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!"

    Diploması böyle bir şey iste:
     
    *Hızlı düşün,
    *Sakin ol,
    *Güçlü görün,  
    July 04

    Kazım Koyuncu Anısına

     
     
    İşte gidiyorum
    Birşey demeden
    Arkamı dönmeden
    Şikayet etmeden
    Hiçbirşey almadan
    Birşey vermeden
    Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

    Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
    Yürüyorum sanki senin yanında
    Sesin uzaklaşır herbir Adımda
    Ayak izim kalmadan gidiyorum

    Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
    Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
    Bana kimse sen gibi sarılmadı
    Işığımız sönmeden gidiyorum
     
     

     
    March 16

    Bir kızdan istemek!!

     
    Ben buraya yazıyorum ama aşağıdaki linkten ayrıca dinlemelisiniz :)
     
    saf bi adam olduğunu anlarlarsa, namusluyum ayağına vermez süründürür..
    arkadaş ayağına vermez..
    kankine vermiştir vermez.
    paran yoktur vermez..
    işin yoktur vermez..
    işin çoktur ilgilenmezsin vermez..
    iyi davranırsın vermez..
    fazla üstüne düşersin vermez..
    içirmezsen vermez..
    fazla içirirsin gene vermez.. -kusar musar sağa sola
    eski erkek arkadaşini hatırlar esir alır vermez..
    istemezse vermez..
    hastadır vermez..
    ustadır vermez..
    ilk gün vermez..
    ev kalabalıksa vermez.. -öyle arka odada falan kasar-
    bodrum'dayız vermez..
    ayaküstü vermez..
    yağmur yağar, vermez..
    sular akmaz, hiç vermez..
    deprem olur, korkar, vermez..
    "annemler gelcek." der, vermez..
    "annenler gelcek." der, vermez..
    uf der vermez, püf der vermez..
    "göbeğin var." der vermez, eritsen de vermez..
    "o buna verdi; ben bu salağa vermem" der vermez..
    ailecek tanışıyorsunuzdur vermez..
    içine abuk bi çamaşır giymiştir, rezil olcaz diye vermez..
    burcunu beğenmez vermez..
    kendini sever vermez..
    kaşardır vermez..
    köy kızıdır vermez..
    özel olmassa vermez..
    aramazsın, aramazsın, icap edince ararsın: anlarsa hayatta vermez..
    "arkadaşıma yazılıyorsun." der vermez..
    "niye aramadın?" der, vermez..
    güldurmezsen vermez..
    güldürürsün "yavsak" der, vermez..

    kısacası, bu kadın milleti vermeyeceği varsa vermez!

    bir de verdikleri zamanlar var..

    güldür, versin..
    jack daniels iç, versin..
    saçını uzat, küpe tak, versin..
    evini postmodern döşe, versin..
    armani jean giy, versin..
    az konuş, mesafeli dur, derin bak, versin..
    açık saçık konuş, versin..
    ukala ol, versin..
    harley kullan, versin..
    televizyonda panele çık, versin..
    efemine davran, versin..
    çok ısrar et, versin..
    tanışır tanışmaz parfümünü tanı, versin..
    creative director ol, versin..
    çirkinsen, duyarlı ol, versin..
    uçak kullan, versin..
    sevgilinden ayrıl, versin..
    karın olduğunu söyle, versin..
    iste, versin..
    iyi danset, versin..
    her hafta bir parti ver, versin..
    cindy crawford'u beğenme, versin..
    coupe mercedes al, versin.. (bmw z3'e de verenler çok.)
    yasadışı işler yap, versin..
    yapıştır tokadı, versin..
    iyi kahkaha at, versin..
    boğuk ve derinden konuş, versin..
    acayip bir spor yap, versin.. (mesela mağaracılık, bungee jumping, dağcılık)
    sörf ya da kayak yap, versin..
    fransızca ve ibranice konuş, garanti versin..
    davidoff puro iç, versin..
    cd'lerin içine iki klasik karıştır, versin..
    kadın dergileri oku, versin..
    köpek besle, kedi tekmele, versin..
    yemek yap, versin..
    ben kadında kişilik ararım de, dakkada versin..
    annenle tanıştır, versin..
    şaşırt, versin..
    şaşır, versin..
    repo yap, versin..
    maaşını dolarla al, versin..
    35 santim dedikosunu yay, anında versin..
    onunla sevişirken neler yapacağını söyle, versin..
    eski sevgilinle mauritius'a gittiğini söyle, versin..
    vermem de, versin..
    iktidarsiz olduğunu söyle, versin..
    fas'a götür, versin.. (hiç olmazsa bahset, yine verir)
    bir "ver şiiri" oku, versin..
    ingilizce şiir oku, yarısına gelmeden versin..
    allem et, versin..
    kallem et, gene versin..
     
    http://www.youtube.com/watch?v=1a4xsQNJnuw linke tıklayarak seslendirmeyi de dinleyebilirsiniz...
     
     

    Benim Mekanlarım - Hatay Meyhanesi

     
    "...bir işletmenin kimliğini orayı çalıştıranlardan çok, müşterileri belirlemektedir.
    Birçok kuruluşun tarihinde, kurucularıyla birlikte, bazen onlardan da önce anılması gereken kişiye / kişilere rastlanır.
    Örnekse, Hatay Lokantası denince yazın-sanat çevrelerinde ilk usa gelen kişi
    Cemal Süreya’dır... "

    "...Hatay Lokantası, yıllarca Edip Cansever, Cemal Süreya, Sabahattin Kudret Aksal, Halim Uğurlu, Ömer Nida, Şükran Kurdakul, Naim Tirali, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ece Ayhan ve Salah Birsel gibi değerli edebiyatçılara ev sahipliği yapmış, Anadolu yakasının en ünlü meyhanelerinden... "


    Diye başlıyor Hatay Meyhanesi'nin web sayfası. Mezelerinin, servisinin ve tabiki müşterilerinin mühteşem bir ambiyans yarattığı mekanda keyifle demlenebiliyorsunuz. En keyifli muhabbetler sizi bekliyor.
     
    Perşembe müdavimlerinden olduğum bu mekanın tek kusuru saat 22.30'dan sonra sıcak yemek siparişi alınmıyor, 23.30'da da kapanıyor. Ne yazık ki tadı damağınızda kalıyor. Bu yüzden sık sık gitmeniz gerekiyor..
     
    İşte web adres : http://hatayrestaurant.com/
     
    Rezervasyonsuz gitmemelisiniz yer bulamayabilirsiniz

    Yatak Odası Diyalogları

    K: Ben o koltukta sevişmem, orda dün akşam babam oturuyordu.
    E: Sevişmek için bizim kadar uzun zaman harcayan başka çift yoktur!
    K: Evet, sadece 3 dakika!
    E: Hayır, 2 saat 3 dakika. 2 saat ikna, 3 dakika sevişme!
    K: Beni ikna etmeye harcadığın zamanı, bana ilgi göstermek için harcasan bunların hiçbiri olmaz…
     
    ……….
     
    K: Bir erkek yeni tanıştığı bir kadını yatağa atmak için ne kadar uğraşıyorsa sen de beni yatak odasına götürmek için o kadar uğraşacaksın.
    E: İyi de ben her seferinde sıfırdan başlayacaksam neden evlendim ki?!...
     
    ……….
     
    K: Sevişmek uzun ve zorlu bir süreç, yatak bunun en son aşaması. Ama sen hep en sondan başlamaya çalışıyorsun. Biraz uğraşacaksın.
    E: Bende hiç giriş, gelişme bölümleri yoktur. Sadece sonuç vardır.
    K: Erkek için cinsellik sıcak suya karıştırılıp hemen içilen Nescafe’dir, kadın için ise kısık ateşte yavaş yavaş pişirilmiş köpüklü bir Türk kahvesi…
     
    ………..
     
    E: Çiçeği gönderen biz, evlenme teklif eden biz, sık sık “seni seviyorum” demek zorunda olan biz, küçük sürprizler yapmak zorunda olan biz. Eee, siz kadınlar ne yapacaksınız?
    K: Erkek olmak yan gelip yatmak değildir. Biz kadınların sırtını yere getirmek kolay iş değildir!
     
     
     
    Alıntı : Yatak Odası Diyalogları / Birol Güven

    Bir aşk için...

    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
     
    Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.
     
    İki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın herzaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın'' diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.
     
    Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptın dıyecektır".
     
    Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....
     
    Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
     
    Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...